11 Kasım 2025 Salı

 Tarih: 10 Kasım 2025 - 08:39

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Öyleyse geleceğe de biz çok daha güçlü adımlarla yürüyeceğiz. Buradan savrulma olmaz ve böyle bir savrulmaya da müsaade edemeyiz. Nüfus artış hızında şu anda maalesef 1,7'deyiz. Bu bir intihardır. Bunu çözmemiz lazım.

Türkiye'nin nüfus artış hızının böyle bir konuma gelmesi hazmedilemez. Boşuna en az 3 çocuk demiyoruz. Niye en az 4 çocuk olmasın, 5 olmasın? Bunu hızlandıralım ve ülkemiz inşallah nüfusumuzun artış hızının yükselmesiyle geleceğe çok daha güçlü bir şekilde ilerleyecektir."

Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/erdogan-3-cocuk-citasini-5-e-yukseltti-p257445

Bu konuşmanın olduğu sıralarda Toki, halkın barınması için ev yapıyor. Peki soru şu: "Tokinin yaptığı ve en büyüğü 80 metrekare olan evlere 3, 4 veya 5 çocuk ile birlikte bir aile nasıl sığacak?" 

TOKİ ÖDEME PLANI NASIL OLACAK?

İstanbul dışındaki illerde 55 metrekarelik 1+1 konutların satış fiyatı 1 milyon 800 bin TL olarak belirlendi. Yüzde 10 peşinat (180.000 TL), 240 ay vade imkanı sunulacak. Bu konutların aylık taksiti 6 bin 750 TL olacak.

İstanbul dışındaki illerde 65 metrekarelik 2+1 konutların satış fiyatı 2 milyon 200 bin TL olarak belirlendi. Yüzde 10 peşinat (220.000 TL), 240 ay vade imkanı sunulacak. Bu konutların aylık taksiti 8 bin 250 TL olacak.

İstanbul dışındaki illerde 80 metrekarelik 2+1 konutların satış fiyatı 2 milyon 650 bin TL olarak belirlendi. Yüzde 10 peşinat (265.000 TL), 240 ay vade imkanı sunulacak. Bu konutların aylık taksiti 9 bin 938 TL olacak.

Kaynak: https://bigpara.hurriyet.com.tr/ekonomi-haberleri/galeri-toki-500-bin-sosyal-konut-e-devlet-basvuru-ekrani-toki-500-bin-sosyal-konut-projesi-basvurular-basladi-mi-nasil-ve-nereden_ID1620428/14



22 Nisan 2020 Çarşamba

Aklımda kalacağına blogumda kalsın

Ya kendime blog açsam mı, vakit ayırabilir miyim ki, dur bi şu blogspot'a bir gireyim. Aaa.. gokaygoktas.blogspot.com ismi de boşta. Şuradan bir tema seçeyim. Eee başlığımda hazır derken elim klavyeye gider...
Bu satırlara yazarken Konya'dayım. Yemeği seven bir topluluğun içerisindeyim. Öyle ki bu topluluktan birinin meşhur lafıdır: "Aklımda kalacağına midemde kalsın". Bloğun başlığını atarken, bu sözden feyz aldım.
Korona virüs sürecinde insanlar eve hapsolmuş durumda. Zamanı dışarıda yaşıyor muşuz meğer... Bunu öğrenmiş olduk. Ben aslında çok sosyal biri değilimdir. Hatta yalnız yaptığım faaliyetlerden çoğu zaman daha çok keyif almışımdır. Çok sıkılmadıkça, dışarısını pek aramam. Bu virüs sürecinde herkes dışarıdaki faaliyetleri eve taşıma derdindeydi.
Bizde evde farklı farklı faaliyetler yapıyoruz. Farklı farklı faaliyetler demeyi de ilk kez şimdi öğrendim. Hoşuma gitti. Ara ara kullanayım (tüh ya! keşke ara aradan sonra 'a' ile başlayan bir fiil bulabilseydim. Bulan olursa lütfen bana yazsın. Hemen değiştirir, kendisine de buradan teşekkür ederim. Neyse konumuza dönelim. Evde yaptığım faaliyetlerden örnekler: evde dart oynamak için dart kurduk. Sonra Xbox oyununa sardım. Call of Duty'nin iki serisini bitirip, mortal kombat oynadım. Sonra arka arkaya 2 kitap okuma. Sonra 4 sezon film. Football Manager'lik oyunuyla aman sabahlar olmasın derken bir an kendimi günlüğün başında buldum. Web günlüğü değil ha! bildiğin kağıt kalem. Daha doğrusu defter kalem demeliyim. 15 Nisan 2020 tarihinden itibaren her gün yaşadıklarımı kaleme alıyorum.
Bu virüs sürecini herkes torunlarına anlatma derdine girişti. Millet şimdiden 50 yıl sonrası için plan yapıyor. Hem de yarına çıkacağımızın garantisi yokken. Benim öyle bir derdim yok ama işin ilginci bugünleri kaleme alan benim :) Söz uçacak, yazı kalacak. O zaman göreceğim ne anlatabileceğinizi. Hiç bir şey olmasa da kesin bir şeyler olmuştur diyeceksiniz. 2-3 satır bir şeyler söyleyip pek çoğunu unutacaksınız. Anılar böyledir çünkü... bütün detayları unutturur. Geriye kalan sadece sizi etkileyen anılarınız olur. Bense beni etkileyen anıların yanında, tek düze anılarımı da hatırlamak isterim.
İlk yazımı yayımlıyorum. Devamı geleceğini de ümit ederek... Kalın sağlıcakla...